Adananın İlk Sanal Sitesi TuruncuBeyaz.Net sitesine girmek için TIKLAYINIZ.

  Tarih | Yönetim | Turizm | Kültür/Sanat | Eğitim | Sağlık | Basın | Ana Sayfa |

 

.com
.net
.org

Adana ile ilgili zengin içerik

Haberler | Şehir Haritası | İl Haritası  | Yeme-İçme | Foto Galeri | Konuk Defteri | Forum (yeni)
Adanalıyık | Ünlü Kişiler | Yurt Dışındakiler | Önemli Günler | Sergiler | Sinema-Tiyatro | Kitaplar | Türküler
|
Adres Rehberi | Acil Duyurular | Etkinlikler |
Öneri/Şikayet | Küçük İlanlar | Basında turuncubeyaz | Anketler


 
 

"Bir Konuk" Ana Sayfası 
Arkadaşına ilet

 
 

Nesrin Olgun Arslan
" Manş Denizini Yüzerek Geçen ilk Türk Kızı "



Başarmıştım işte, ayaklarım Fransa sahillerinde yere değmiş ve ben o kabus dolu günlerin, yılların sonuna gelmiştim. Upuzun bir sahilde sudan çıkmama elli metre kalmıştı. Açıkta demirleyen bottan kıyıya sandalla gelen yarış hakemi ve antrenörüm yanımda dizlerine kadar suyun içindeydiler. Onlara dönüp "İşte ayaklarım yere basıyor, bitti bitti diyordum". Hakem o hızlı ve anlayamadığım İngilizcesi ile No! No! diyordu. Ben ne olduğunu anlamıyor ve antrenörüme bakıyordum. (Yarış kurallarına göre su ile temasım bitmedikçe yarış sona ermiyormuş. ) Tükenmiştim ve önümde sanki kilometreler var gibiydi. Gideceğim mesafe 40 metre kadardı ama bir karış suda yüzsem yüzemiyor, yürüsem yürüyemiyordum. Dengem tamamen kaybolmuştu....





1957 yılının 11 Haziran günü gözlerimi açmışım Adana'nın sıcağına. Elektrik teknisyeni bir baba ve memur olarak çalışan bir annenin ikinci çocuğu olarak. Kara kız olarak sevilmişim hep. Ne bilsinler daha sonra yüzücü olup daha da kapkara olacağımı.

7 yaşında, o yıllarda moda olan yüzme kurslarına yazılmamla başladı yüzme serüvenim. Ailem için büyük bir cesaretti bu. O yıllarda sadece erkek çocukları havuza giderdi. Yüzmeyi öğrendikten sonra beni hemen Adana Demirspor Kulübüne sporcu olarak aldılar. (Çok yetenekli olduğumdan değil. Zaten topu topu 4 kızdık havuzda)

1975 yılına kadar birçok yarışmalara katıldım ve 100'e yakın madalya kazandım. Havuz yarışlarında hiç rekor kıramadım, hiç milli olmadım. Bu aslında beni rahatsız ediyordu. Tabi yıllar sonra bunun cevabını buldum. Benim kas yapım kısa mesafe için uygun değildi ve ben yıllarca boşa kürek sallamışım. Bir tesadüf eseri uzun mesafeye uygun olduğumu öğrenmeseydim bende yüzlerce "araya giden" yetenekler gibi kaybolup gidecektim.

1975 'in yazında Ankara Gazi Eğitim Beden Eğitimi birinci sınıfı geçip Adana'ya döndüğümde havuzun yolunu tuttum. Ankara’da sigara içmeye başlamıştım. Biraz yüzdüm ve çıkışta havuzu kantininde bir sigara yaktım. Tam o arada o zamanın Beden Terbiyesi İl Müdürü ve eski milli yüzücülerden çok sevdiğim ve büyük saygı duyduğum Tuncay Şenyüz içeri girdi. Beni sigara içerken görünce çok kızdı ve bana artık yüzmeyi bırak madem sigara içiyorsun dedi. Çok bozulmuştum. Kendimi, savunmaya çalıştım ama o ısrarla yaşımın da geçtiğini söyledi. O sıralar Erdal Acet 32 yaşında idi ve havuzda antrenman yapıyordu. Bizler de hayran hayran onu izliyorduk. Yaşın geçti deyince ben de Erdal Acet’i örnek verdim ve ben de onun yüzeceği yeri yüzeceğimi söyledim. Tuncay Hocam güldü ve hadi sen de dedi.

Ve tam 4 yıl süren bir antrenmandan sonra Antrenörüm Kutal Özülkü’nünde büyük katkıları ile 1979 yılının 28 Ağustos günü 15 saat 47 dakikalık bir derece ile "Manş Denizini Yüzerek Geçen ilk Türk Kızı" unvanını kazandım. Tüm öğrencilerime ve çocuklarıma sigara içmemeleri konusunda çaba harcarken Manşı sigara uğruna geçtiğimi de anlatmıyorum elbette.

Adanalının genlerinde olan ve yıllarca yenilmez armada unvanına sahip Adanalı yüzücülerin içerisinde bulunmaktan büyük onur duyuyorum. Halen Başkent Okulları kapalı yüzme havuzunda minik yüzücülerle ilgileniyor ve yeni şampiyonlar bulabilmeyi umuyorum.




 


 

  @ 2005 8 Sitenin tüm telif hakları Ontek Bilişim'e aittir.